Efendim bilindiği üzere iktidar partisi, son referandumda kıyı kesimlerden neden oy alamadığını anlamak için anket düzenliyormuş... Yazık efendim; hem paraya yazık hem de zamana yazık... Güzel yurdumun bölgelerini türkülerine göre incelersek sonuç kendinden ortaya çıkıyor...
Bakınız bunlar bazı evetçi iller ve bazı türküleri (kaynak: viki) ... Anadolu'nun ortasından ve doğusundan gelmekteler;
Kırşehir: Geleli gülmedim ben bu cihana, Anam ağlar başucumda oturur
Kayseri: Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır, Zalim felek değirmenin döndü mü..?
Konya: Vay bana vaylar bana
Tokat: Asker yolu beklerim
Sivas: Sarardım ben sarardım, Hazan ile geçti ömrüm
Erzincan: Derdim çoktur hangisine yanayım, Bunca kahrı bunca derdi
Bitlis: 'te beş minare
Adıyaman: Ağla gönül bugün yine ağlamanın zamanı geldi
Urfa: Yaram sızlar, ağrır başım
Malatya: Mevlam birçok dert vermiş....
Oooooy oyyyy.... Gelin bir de hayırcı bazı iller ve türkülerine bakalım;
Aydın: Her gün sarhoş, Kızım seni Ali'ye vereyim mi..?
Manisa: Sigaramın incesi, Karanfilim serende
Denizli: Cemilemin gezdiği dağlar, Tellidir yavrum anam tellidir...
Çanakkale: Gökte uçan teyyare
Mersin: Ham çökelek, Silifkenin yoğurdu
Antalya: Cigaramı ince sar
Edirne: Pınar başının gülleri
Tekirdağ: Bahçelerde börülce....
Fark belli değil mi..? Kıyıdaki adamın havadan, kardan kıştan yana derdi yok... Toprağı bereketli, en kötü balık tutar yer... Adamın bütün derdi yese, içse, aşk yapsa....
Yani Beatles'ın zamanında dediği gibi "All you need is love" (dıp dı dırınımmm)
Bolkıllı Ahkam Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bolkıllı Ahkam Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Aralık 2010 Cuma
7 Aralık 2010 Salı
Bolkıllı Ahkam Paşa: Estağfurullah
Kendimize yönelik iltifatlara cevaben başımızı hafif öne eğerek "Estağfurullah" deriz... Zaman zaman da çoğunlukla karşımızdan birisi, kendi kendisine eleştirel ya da küçültücü bir şey söyleyince bu Arapça kökenli kelimeye başvururuz.... Her iki durumda da anlamını az çok "aman efendim abartmayın" manasında kullanırız... Halbuki bu bileşik kelimenin anlamına derinlemesine giriştiğimiz zaman, karşımızdaki kişiye söylerken daha dikkatli olmak gerektiği ve aslında çoğu zaman söylememek gerektiği ortaya çıkıyor...
TDK'ya bakıldığı zaman "estağfurullah" kelimesi; İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz. olarak karşımıza çıkıyor... Yani kendiniz için rahatça kullanabilirsiniz... Amaaaağğğğ sıra karşıya gelince işler böyle değil... Çünkü estağfurullah'ın bire bir anlamı "(-den dolayı) Allah affetsin" veya "(bu durumu Allah'ın affına bırakıyorum" demektir...
En iyisi bir örnekle anlatalım,
Karşıdaki kişilik: "Bizimkisi de acemilik işte..."
Biz: "Estağfurullah"
şimdi anlamını yerine koyalım...
Karşıdaki kişilik: "Bizimkisi de acemilik işte..."
Biz: "Bundan dolayı Allah affetsin"
E oldu mu şimdi..!?!??! Olmadı...!!!!
TDK'ya bakıldığı zaman "estağfurullah" kelimesi; İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz. olarak karşımıza çıkıyor... Yani kendiniz için rahatça kullanabilirsiniz... Amaaaağğğğ sıra karşıya gelince işler böyle değil... Çünkü estağfurullah'ın bire bir anlamı "(-den dolayı) Allah affetsin" veya "(bu durumu Allah'ın affına bırakıyorum" demektir...
En iyisi bir örnekle anlatalım,
Karşıdaki kişilik: "Bizimkisi de acemilik işte..."
Biz: "Estağfurullah"
şimdi anlamını yerine koyalım...
Karşıdaki kişilik: "Bizimkisi de acemilik işte..."
Biz: "Bundan dolayı Allah affetsin"
E oldu mu şimdi..!?!??! Olmadı...!!!!
29 Kasım 2010 Pazartesi
Bolkıllı Ahkam Paşa: Televizyon ve Yemek Üzerine
Geçtiğimiz senelerde BBC'nin çektiği ve NTV'nin yayınladığı bir belgeselde, TV karşısında insanların farkında olmadan daha fazla yemek yediği ortaya konuluyordu (deneyde kullandıkları dana boy kızın sonuçlar üzerindeki etkisini es geçiyoruz)... Tahminen TV izlediğimiz için beynin konsantrasyonundaki bölünme ne kadar yediğimizin farkında olmamızı engelliyor... Nitekim birçok diyette de TV karşısında yemek yemeyin önerisi bulunur...
Ama belki de televizyonda gördüklerimiz de yeme isteğini tetikliyor olabilir... TV'lerde ne kadar çok yemek görüntüsü olduğunu iki sene önce bademciklerimi aldırdığım dönem anladım... Ameliyet sonrasında sadece ılık çorba-yoğurt-muhallebi ve dondurmayla yiyebiliyordum.. ve televizyonda burgerler uçuşuyordu, filmlerde-dizilerde habier bir şey yeniyordu falan fıstık... O dönemde bunları görüp de yiyememek, nefsim için sigara içememekten daha büyük bir terbiye oldu...
Tabi bir de TV'nin yemeyi alenen tahrik etme durumu var... Yine geçmiş zamanlarda iki gece üst üste her ikisinde de bol bol restoran ve yemek yapma sahnesi bulunan Tortilla Soup ve No Reservations filmlerine denk gelip kendimizi gecenin 11 buçuğunda mutfakta bulduk... O zaman şekillenmiş önerimiz RTÜK'ün akıllı işaretlerine "iştah açıcı öğeler içerebilir" altyazısıyla şöyle bir ek yapılması yönündeydi...

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)